Tazminat davalarında zamanaşımı, belirli bir sürenin geçmesiyle birlikte dava açma hakkının ortadan kalkmasını ifade eder. Bu nedenle sürelere dikkat edilmemesi, telafisi mümkün olmayan hak kayıplarına yol açabilir.
Zamanaşımı Nedir?
Zamanaşımı, bir hakkın belirli bir süre içerisinde kullanılmaması halinde, dava yoluyla ileri sürülememesi sonucunu doğurur. Tazminat talepleri de zamanaşımına tabidir.
Haksız Fiilden Doğan Tazminatlarda Zamanaşımı
Haksız fiilden kaynaklanan tazminat taleplerinde;
- Zarar ve failin öğrenilmesinden itibaren 2 yıl
- Her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren 10 yıl
içinde dava açılması gerekmektedir.
Sözleşmeye Dayalı Tazminatlarda Zamanaşımı
Sözleşmeden kaynaklanan tazminat taleplerinde genel zamanaşımı süresi 10 yıldır. Ancak bazı sözleşme türlerinde kanunla daha kısa süreler öngörülmüştür.
Ceza Zamanaşımının Etkisi
Eğer tazminat talebi, aynı zamanda suç teşkil eden bir fiilden doğmuşsa, ceza davasına ilişkin zamanaşımı süresi, tazminat davası açısından da uygulanabilir.
Maddi ve Manevi Tazminatlarda Süre Farkı Var mı?
Maddi ve manevi tazminat talepleri, kural olarak aynı zamanaşımı sürelerine tabidir. Ancak her somut olayda hukuki sebep ayrıca değerlendirilmelidir.
Maddi ve manevi tazminat kavramları hakkında ayrıntılı bilgi için;
Zamanaşımı Süresi Nasıl Kesilir?
Dava açılması, icra takibi başlatılması veya borcun ikrarı gibi durumlarda zamanaşımı kesilir ve süre yeniden işlemeye başlar.